14 Aralık 2009 Pazartesi

Rüya ve ...


Bir rüya görürsünüz herhangi bir gecenin sonunda. Yorgun bir şekilde uyanırsınız ve hatırlamaya çalışırsınız. Aslında hatırlarsınız genel temasını ama sadece unutmak istedikleriniz karşınıza çıktığında takındığınız bir inkardır yapabildiğiniz. Onu görmüş olmak aptallaştırır sizi. Ve hatırlamaya çalışmak yüzünü... ahh çok zor...
Nerden çıktı dersiniz, beynimin hangi kıvrımları bunu bana getirdi. Fazla yormamak lazım bünyeyi öte yandan kapılmamak Onun rehavetine.

Bir rüyadan uyanırsınız ter içinde. Eliniz saçlarınıza girer ve tavana bakarsınız. Uğraşırsınız ama hatırlamak zor gelir. Aslında zor olan hatırladıktan sonra yaşamaktır...

04 Aralık 2009 Cuma

Disko Disko Dens Dens

Geçtiğimiz pazar taksimde bir mekana götürüldüm arkadaşlar tarafından. Dikkat ederseniz benim hiç bir b.k bildiğim yok bu mekan yerleri konusunda, zaten kısmi alzheimer olduğumdan dolayı yolda nereye çekseniz o tarafa gidecek bir yapım var. Zaten yorgun bir bünyeyle amaçsızca birileri tarafından sürüklenirken daha sonradan ismini hala hatırlayamadığım çatı katındaki bi yere girdik. Kapalı olmasına rağmen sigara içilebiliyordu açıkcası o konudan feci sevindim. Neyse ben ilerleyen dakikalarda alkolün etkisiyle kafamı sağa sola sallaya sallaya insan kalabalığına doğru açılmaya başladım. Bir kaç hatun kişi önümden sırayla dans ettikten sonra (ki bende onlarla dans ediyorum tabi ki, çok yardımseverim bu konuda) çok eşli dansı sevmeyen biri olarak biriyle dans etmeye başladım. Birden bizim grupta bulunan hatunkişilerden biri dansettiğimle arama girip onun erkek arkadaşı vaaaar diyerekten kulağıma fısıldadı. İçkinin etkisiyle höleegghöleee dedim dansetmeye devam ettim sonra başka bir kız geldi sonra erkek arkadaşı olan kız geldi ki hakkatten arkama baktım kel bir adam bizi dansederken izliyor. İnceden bir kıllanmadım değil sonra dansa devam ettim tabi ama o sırada kanımdaki alkol düzeyi artmış olacak ki kelle bile dansetmiş olabilirim o derece şuursuzdum. Sonra masaya döndüm ilişkiler üzerine arkadaşlara bir kritik yapıp cin tonikten son yudumu aldım ve dışarı çıktım. Kaafanız güzelken soğuk hava daha bir çekici geliyor insana onu farkettim..

21 Kasım 2009 Cumartesi

Beşiktaş Galatasaray Derbi Canlı İzle

Efenim aslında bir deneme bu. Aklıma geldi demin maç için sitelere bakıyordum neredeyse yüzde 90ı yalan yanlış sırf hit için yapılmış siteler ha birde üyelik ayağına click n pay sitelerine yönlendiriyorlar kanmayınız. Öte yandan bu lig tv için bir aygıt gördüm arkadaşta modem gibi bir receiver internete bağlıyor ethernet girişiyle ve lig tv yi çok rahat izliyordu şaşırmıştım.

16 Kasım 2009 Pazartesi

İlişkiler Üzerine Derin Kesilmiş Ahkamlar

Nedensiz ve gereksiz insalarla olan beraberlikleri sevmişimdir ben hep. Aşık olmadan yada sevmeden başlamak ilişkiye. Hep daha çekici ve daha güzel gelmiştir. Dolayısıyla beklentisi olmayan, ne kadar süreceği belirsiz bir takvimin içine düşersiniz. Oysa belirsizlik yorar kimilerini. Bilinmelidir o ilk tanışılan gün... İlk yemek yediğiniz, öpüştüğünüz, seviştiğiniz, sırtsırta verdiğiniz, ilk kavganız, gereksiz münakaşalarınız, tartışmalarınız, ilk alınan hediye, yazılan bir kaç satır methiye... Bunların hesabını tutmadan yaşamak hep daha basit gelmiştir bana. İnceden bir alzheimerlık var bende zaten, ürkütüyorum insanları. Ne doğumgünü hatırlamışımdır ne de yıldönümü adam gibi. Hediye vermeyide sevmem o alma aşamasındaki kararsızlık yüzünden. Yazı yazmışımdır hep. Seni böyle seviyorum şöyle seviyorum... Ama en azından yazdığım gibi sevmişimdir bak. Yazdığım gibi yaşıyorum ben zaten. Hiç gerçekleştiremediğim planlarım, geçmişteki sevgiliye mektuplar, olmayan bir aşka tavsiyeler. Uyuyamadım pek bu gece biraz ahkam kesmek iyi geldi.

08 Kasım 2009 Pazar

Hasta oldum sanki.

Burnum akıyor ve başım ağrıyor. Efenim gidiyorum sanki ben. Özlemeyiniz. Gereksiz bunlar.


not: grip oldum sanki
not2:ölmem herhalde
not3:belki ölürüm belli olmaz
not4:çelenk yerine türk hava kurumuna çelenk bağışlayınız.

28 Ekim 2009 Çarşamba

Kayıp Zaman III ve Yağmur

Efenim uzun süredir yazamadım. Çılgıncasına mailler kapımın önünce yatan milyonlar niye yazmıyorsun diyen insanlar. Hepsini elimin tersiyle ittim. Sonra uyandım...
Hayatımın ne yöne akacağı konusunda bir güncelleme yaptım kendi içimde.
Mehmetin gelecek planları v.987 crackli dosya. Orjinalini kaybettim.

-Yazın 3 ayımı fransada geçirip ardından ben mühendisim o la la çok güzel bir ülkeniz var dö la pasyon dö la mozaik diyerek oturum izni için başvurmaya karar verdim. 1 Senelik oturum izni alırsam kafidir gerisi kolay.

-İki üniversite diplomamı asıp karşısında içmeye karar verdim. Kendi çapımda bir ego tatmini, inceden bir huzur, geçmişin güzel şeyleri.

-hala gelecek planlarına sahip olabilme yetime sevindim. Her günün bir geleceği var bende. Anı yaşamak güzel bir şey.

-Askerliğimi yapmadım ben ona karar vermedim. Bedelli gibisinden birşey düşünüyorum. Gerci bugune kadar devlete verdiğim paralarda 3 sanıye askerlık yapsam yetmesi lazım ama neyse

bu arada feci yağmur yağıyor. Islanmadım...

28 Eylül 2009 Pazartesi

ahh...

Yağmur yağıyor her vakit sanki. Güzel birşey aslında. Severim oldum olası yağmuru ve getirdiği o ince huzursuzluğu. Kimileri eve tıkılmak gibi görse dahi benim içi yağmur bir kendinibuluştur aslında. Kendinibuluş? k.çımdan uydurdum şimdi. Ama öyle aslında. Bakarım öyle mal gibi dışarıya ve dinlerim yağmur tanelerinin yere düşüşünü. Bir grup olsa aslında sırf yağmur tanelerinin çıkardığı sesi kullanarak müzik yapan. Alırım onun albümünü.
Boş şeyler bunlar düşününce. Dışarıda ölüm var acı mutluluk aşk belli çevreler. Olmasını istediğim pek bir yer yok ama. Ben ıslanmak istiyorum...

13 Eylül 2009 Pazar

Toz

Sadece güneş vurduğu zaman pencereye,

Farkediyorum ben üzerindeki tozları.
Şaşırıyorum içimden .
Bir ah çekiyorum kendi kendime,
Seni de gittiğinde farketmiştim...

08 Eylül 2009 Salı

Kayıp Zaman II

Efenim olmadığım süre içerisinde
-ucunda bir milyon var adlı yarışmaya öylesine başvurmuştum hemen de çağırdılar mülakata ona gittim. Çok pişman oldum açıkcası. Sefaköyde kanal 1 binasının içindeki med yapım. Hiç tavsiye etmiyorum uğraşmayınız. Çünkü bu işi meslek haline getiren insanlar var onların yanında pek şans bulabileceğime inanmadım. Gerçi ikinci mülakata da çağırmadılar bak::) Öte yandan bir çok yarışmaya katılmış bir arkadaşla tanıştım orda aman aman neler anlattı eleman valla, ajanslarla ortak çalışan jigolo arayan 40lıklar, gay yönetmenler tarafından asılmalar fln fln iyice tırstım açıkcası. Bana göre değilmiş bu yarışma olayı

-Bir akşam böyle bir tesadüfler zinciri sebebiyle kendimi taksim kumbaracı yokuşunda nihavendi yada bunun gibi bir isma sahip restaurantta bir fotoğraf grubuyla yemek yerken buldum. Fotoğraf işinden pek anlamadığımdan olsa gerek muhabbet beni bayağı bir baydı. Eğlenceli kişiliklerdi ama çok yadırgamadım. Yalnız gözlemlerime göre bu fotoğraf kursları gibi şeylerle uğraşan insanların yarısının sosyalleşmeye çalışan asosyaller olduğunu farkettim. Ne yazık ki..

-Perşembe akşamı kütahya tarafına kuzenimin yemin törenine gideceğim ama hava konusunda feci kıllandım çok soguk olduğundan şüpheleniyorum.. Ne alakasız birşey yazdım ya nese

-Bir akşamüstü afm de son durak 4 adlı filmi izledim. 3boyutlu gözlükler böyle bir amerikanvari bir stil falan. Neyse gözlükleri taktım lak düye düştü hemen. Ben de gözlük taktığım için normalde bünye iki gözlüğü birden kaldırmadı. Bütün film boyunca elimle gözlüğü tutmak zorunda kaldım. Buna rağmen oldukça eğlendim güzel bir deneyimdi. Öte yandan feci derecede başım ağrıdı.

-bu arada jazz ritmleri eşliğinde kanun dinledim bir yerde kim ve hangi grup olduğunu çözmeye çalışıyorum. Dinledim derken kulağıma geldi öyle..

02 Eylül 2009 Çarşamba

Dolu Olsa Bütün Boşluklar


-sence ben deli miyim?

+hımm

-ne hımm?

+ne açıdan bi delilik?

-ne demek lan ne açıdan! Bildiğin delilik işte kafasında huni fln

+walla kafan da huni yok

-niye bazı şeylere çok takılıyorum o zaman

+bunu herkes yapıyor

-evet ama genellıkle gerekli şeylere takılıyor insanlar

+senin takıldıkların

-gereksiz işte, saçma sapan boş şeyler

+gene kavga ettin dimi Onunla

-Onu karıştırma şimdi

+amacım karıştırmak diil ki zaten, seni bu karışıklıktan çıkarmak

-Onun içinde olduğu hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyorum, dursun Ona ait olanlar...

+vazgeç demiyorum, bekle biraz kendini sadece, ona bırakma

-ona ait olmanın ne zararı olabilir ki?

+kendini deli zannetmek?...

-tamam saçma bi soruydu, sadece bilmiyorum bu çok garip birşey

+nasıl garip?

-artık arkanda bırakman gereken bir şeyden ayrılamama hissi... Bağımsız olamamak, kendini yalnızlığa vuramamak...

+bitmesini istiyorsun ama bitiremiyorsun değil mi?

-onu bırakamıyorum... onun bana yaptığı gibi gidemiyorum ben...

+işte sen diyosun, onun sana yaptıgı gibi... seni bırakıp gittiği gibi... neden?

-bilmiyorum işte olmuyor... bitmedi diyorum sanki, hala devam etmesi gereken şeyler var

+yanında o yokken, yalnız başına neyi devam ettirebilirsin?

-iyimser bir sese sahibim galiba içimde, bekle diyor bir gün gelecek... birgün karşına yeniden çıkıcak...

+o şu an duygularını başka bir insanda yaşıyor biliyorsun değil mi?

-evet...

+bunu bile bile nasıl bekleyebilirsin... herşey en başta şu an onun için. Seni tanımadan önce nasılsa şimdide öyle...

-...

+seninle yaptığı o geleceği yıktı bunun farkındamısın? Yeni bir geleceğin temelini kuruyor şu an, yeni bir insanla herşeye baştan başladı, sen ise eskiden birlikte kurduğunuz o enkazın altındasın hala... gelip seni çıkarmasını bekliyorsun... bu ne kadar gerçekci söyler misin bana?

-ben bi gerçek aramıyorum... yapabileceğim başka bir şey yok anlamıyor musun? O enkaza kurdum ben herşeyimi, geçmişimi oraya taşıdım, geleceğim orda... ben hala ordayım...

+ama o orda değil...

-bekliyorum ben... kendi başıma idare edebilirim belki O gelene kadar

+ya gelmezse?

-o enkazda yaşarım... her ne kadar yerlebir olsa da onun kokusu var heryerde, Ona ait... Onu hissedebildiğim tek yer...

+Onun yanında olduğunu zannettiğin tek yer...

-...

+bir boşluğun üzerine basma sadece... bir daha yukarı çıkamazsın...

-o neredeyse ben oradayım. Aşağıdaysa, yukarı çıkmak istemiyorum ki zaten...