3 Ocak 2007 Çarşamba

Charles Bukowski Hakkında

"... hakkımda yazilanlara gelince;bazi tanitma yazilari ,makaleler,bir kitap ve bibliyografi sayılabilir;ancak onlar bu duvarin arkasindaki dolapta biryerdeler ve şimdi gidip ararsam terler ve sıkılırım.siz de bunu istemezsiniz biliyorum.saolun.ayrica daktilo ve imla yanlisşari için ozur dilerim.ikisine de hiçbir zaman ilgi duyamadim..."



en iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur
sirf uzaklasmak için,
ve geride kalanlar
birinin onlardan
uzaklasmayi neden isteyebilecegini
bir türlü tam olarak anlayamazlar.
..


''bir keresinde adamın birinden shakespeare sevmediğimi yazmaya hakkım olmadığını anlatan uzun ve öfke dolu bir mektup almıştım. gençler bana kanıp shakespeare okuma zahmetine bile girmeyeceklerdi. böyle bir konum almaya hakkım yoktu. sayfalarca bunu söyleyip durmuştu. cevaplamadım. ama burda cevaplayacağım. siktir git lan!!!. hem ben tolstoy'u da sevmem.''


günlük hayatın sıkıntısından biraz silkeler insanı
her şeyin aynı olmasından
kişiyi bedenin ve aklın dışına çıkarıp duvara yapıştırır
sanırım içmek
ertesi sabah
tekrar hayata
dönülebilen
ve her gün
tekrarlanabilen
bir intihar biçimidir
...



"ilgi duymuyordum.hiçbirşeye ilgi duymuyordum.nasıl kaçabileceğime dair fikrim yoktu.diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa.benim anlamadığım birşeyi anlamışlardı sanki.bende bir eksiklik vardı belkide..mümkündü..sıksık aşağılık duygusuna kapılırdım.onlardan uzak olmak istiyordum.gidecek yerim yoktu ama..intihar?..tanrım,çaba gerektiriyordu..beş yıl uyumak isterdim ama izin vermezlerdi."


mahvolmuş hayatlar
olağandır
bilgeler için de
ahmaklar için de.

ancak
o mahvolmuş hayat
bizimki olduğunda,
işte o zaman
farkına varırız
intaharların,ayyaşların,hapisane
kuşlarının,uyuşturucu müptelaları
ve benzerlerinin.
varoluşun
menekşeler kadar,
gökkuşağı
kasırga
ve
tamtakır
mutfak
dolabı
kadar
olağan
bir
parçası
olduklarının.


"bir önyargı biçimidir aşk.ihtiyaç duyduğun şeyi seversin,sana iyi bir duygu veren şeyi,işine geleni.dünyada tanıyabilsen daha çok seveceğin on kişi varken birine aşık olduğunu nasıl söyleyebilirsin?ama asla tanımayacaksın o insanları..."


"...
ve aşk iki kez geldiğinde
ve iki kez yalan söylediğinde,
bir daha asla sevmemeye karar verdik
böylesi adilaneydi
bize ve aşkın kendisine
..."




1 Ocak 2007 Pazartesi

Eski Yıl Sona Erdi, Yepyeni bir yıl Geldiii Gazı Taşıyan Başlık

Şimdi bildiğiniz üzere eski yıl olan 2006-ki ben kendisine yeni alışmıştım bitti. Onu üzüntülerle sallayıp 2007ye höbereeeey dedik. Bir sürü mekanda yenildi içildi fln fln paraları harcadık yenii yıla girdik. Peki bundan sonra?
Eve zor döndüm lan! param bitmiş, elli elli bozuk paraları toplayıp çıkabildim yola. Kafada bir ağrı salak salak. Neyse eve geldik-ki ne görelim telefonlar dur durak bitmiyor. Çeşitli arkadaş kitleleri aynı esnada bayram olduğundan paralı olmuş olacak ki hadi gezelim hadi coşalım hobala hobala nidalarıyla arayışta. İyi diyorum sonra bakıyorum ..astr param yok! Lan bu yılbaşı nası bişi paramı emmiş benim kıymetlims paralarıms gitmiş. Düşünüyorum peki herkese bayram bana bayram değilmi? niye benim param yok... niye.. niye.. niy.. ni.. n.. (uzaklara doğru gider)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...