8 Kasım 2008 Cumartesi

Yıllar geçer Siz gidemezsiniz

Günler geçer... Kimi zaman yalnız kaldığınızda düşünmemeye calışırsınız yaşadıklarınızı. Bu uğraş dahi yorar sizi. Bir meşgale ararsınız ruhunuza, bir kaç insan sokarsınız hayatınıza günlerinizi geçirirsiniz. Mutlu olursunuz sevilirsiniz. Ama sevme kısmında hep bir eksiklik hissedersiniz içinizde. Karşınızdaki insanın kötü yönlerini düşünürsünüz hep mutlaka bir eksikliği olmalı dersiniz. O'nla kıyaslarsınız.
O kimdir? geçmişiniz yaşadıklarınız mutluluğunuzdur. O sizin sevdiğinizdir bir kıstastır. Yalnızdır yada biriyledir başkasını sever ama önemi yoktur. O sevdiğinizdir. Bunu bilmek yeterlidir başlarda. En azından kimi sevdiğini bilmek rahatlatır bazı insanları. Yalnız hissettirmez.

Aylar geçer... Yeni bir mevsim görülür dışarıda. İlk önce anlamsız ilişkilerde kendinizi bulmaya çalışırsınız. Başkalarında aramak kendini... Muhtaç olursunuz. Yeni insanlar yeni yaşamlar getirir. Yeni alışkanlıklar... Kabullenemezsiniz. O'nunla bir saati özlersiniz. Beraber geçirdiğiniz günü ararsınız. Aylar geçer, geçmiş saatleri daha benimsersiniz.

Yıllar geçer, siz gidemezsiniz. Kaybolmak gibi bir amacınız olmamıştır aslında ama istersiniz aslında. Yeni bir hayat kurmak kendinize. Yeni insanlar tanımak, sevildiğinizi bildiğiniz bir insanın kollarında uyanmak. Yetmez asla... Aşık mıydım dersiniz. Aşık mıyım hala? gururunuza yediremezsiniz başta. Siz büyürsünüz, yaptıklarınız büyür, hedefleriniz büyür. Kendinize yediremezsiniz geçmişe takılmayı. Zordur aşık olmak. Bir feragattır benliğinizden.

Yıllar geçer, siz hala seversiniz... Zordur O'nu sevmek. Çok şey götürür ruhunuzdan. Ama getirmiş oldukları... Hepsine değer dersiniz.

Biraz Miles Davis az biraz bira ve açlık


Autumn leaves diye bir parçası var miles davis in kesin dinleyin dinlemediyseniz. Kontrbaslığını yapan adam akbank caz festivaline gelmiştide gidememiştim o cok koymustu bak. Neyse açın autumn leaves i biranızı koyun önünüze ve arkanıza yaslanın. Aç olduğunuzu hissederseniz dolaba doğru gidin ve kapağı açıp kapatın. Genelde ben böyle yaparım bakarım dolab bossa kapagı kapatıp tekrar acarım o an bir büyü olup dolabın ıcınden birsürü şeycıkmasını beklerim ama olmaz sonra yerime oturur birama devam ederim. O sıra şarkı bitmiş olur ben yorulmuş. Düş görürüm..

4 Kasım 2008 Salı

İlişkiler, Wicker Park ve Gerçeklik

On dakika önce wicker park adlı filmi izledim. Gayet hoş sevgiliyle izlenebilecek türden romantik bir film. Bir adam aşık olduğu kızla tanışıyor sonra yolları ayrılıyor adama aşık olan başka bir kız bunlara sorun çıkarıyor bir türlü birleştirmiyor falan sonundada kızla adam her şekilde tekrar birleşiyor. Neyse öküzce anlatımımdan pek bi bok anlamadınız ama filmin ana noktası adamın kıza olan delice aşkıydı aradan seneler geçiyor adam başkalarıyla olmasına rağmen dahi kızın bir sesini duyunca dünyası başına yıkılıyor ve senelerdir kurduğu kariyerini yaşantısını yerlebiredip kızın peşine düşüyor. eee... şimdi filme dörünce bu çok uçuk gözüküyor ama gerçek yaşamda da var bu. Aşık olan insanların normal tepkisidir unutamamak. Peki reel yaşamımızda olmayan ne? karşımızdaki sevgilinin ki genelde kızdır bunlar aşık oldum sana deyince etrafa kaçışması.
Ülkemizdeki abazan miktarının çok olması nedeniyle kızlara aşıtı bir ilgi olduğu muhakkak. Ve bu sebepten dolayı bizim kızlarımızdaki oh osman bana aşık oldu ne güzel şimdide nuri aşık olsun diye ilişkiye bakmaları karşı taraf olan erkekleri en azından abazan olmayıpta adam gibi aşık olan insanları saçmasapan yollara surukluyor.
Yurtdışında herhangi bir kıza seni seviyorum hoşlanıyorum falan dediğinizde kız ya size ters cevap verir sttir olgit der yada bende senden hoşlanıyorum der. Bizim ulkemizde bu biraz değişik kıza senden hoşlanıyorum dediğinizde ne size sie der nede evet ben hoşlanıyorum demez. İlgi görmek yükseltir kızlarımızı. Bunu erkeklere de uyarlayabiliriz ama ben çok görmedim açıkcası.
Sonuçta ilişki yaşamaktan korkan yaşayacağı ilişkide de kendi fiziğine aldırmadan ken bebek tarzı tipler arayan kızların içinde bulunmaktayız.
Bunun sorumlusu tabi ki karşı cinsin abuk ilgisidir. Nam-ı diğer abazanlıktır. Sokakta yüzüne bakmayacağınız kızı sırf yataga atmak için prenses gibi davranan gençliğimizin öküzlüğüdür.
Ha bu kriterlere uymayan hatun kişiler de olabilir ama kaç yaşına geldim anca bir tane gördüm. Bana rastgelmedi açıkcası.O da belki benim öküzlüğümdendir bilinmez.
Sadece sevmekten korkmayın efenim. Sevmiyorsanızda sie demesini bilin.

2 Kasım 2008 Pazar

Dı Big Beng Teori

Efenim bu diziyi bir yerlerden bulup 5 saat izleyiniz ve ardından bırakınız. Güzel eğlencelik birşey ama o kadar. Belirtesim geldi.

Daha dolu olduğumda bir şeyler yazmak üzere...

Boş ol... boş ol.. boş ol..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...