31 Ocak 2012 Salı

Kar eriyene kadar güzel



-Hayat da böyle aslında uzaktan güzel gözüküp yakınlaştıkca eriyen kaybolan anlamsızlaşan bir şey. (Her şeyi hayata bağlayan adam psikolojisi)

-Yağmur yağıyor (şair burda yağmurun yağdığından bahsetmiş)
Seller akıyor (şair burda yağmurun sel olduğunu aktığını söylemiş)
Arap kızı Camdan bakıyor (Burada Etnik davranan şair Arap kızının camdan baktığını farketmiş)

Lisedeyken aynen böyle analiz ederdim şiirleri. Şair bir ruhum var sanki

-Delicesine kar yağan bu ortamda işe gelirken sağdan soldan duyduğum muhabbetler hep aynı;
-abi bu bir şey değil ben askerdeyken -10 derecede nöbet tuttum bir kar bir kar 10 gün yağdı
-olm onu bırak ben -38 derece (dikkatinizi çekiyorum adam -38 derece dedi) yaptım burnumuz düşüyordu bu ne ki muğa koyim
-olm o değilde..
böyle sürdü muhabbetler, ulan sanki sibiryada yapmış herkes askerliği ne iş anlamadım -38 ne lan!

30 Ocak 2012 Pazartesi

Kadınları Anlayan Yazar Olmak İstiyorum



Çok zor.

28 Ocak 2012 Cumartesi

Sevgili Zenginler, Ünlüler ve Özenilecek Türde Hayat Sürenler

Şu yaşıma kadar gördüğüm en ağır depresif anlamlı muhteşem karikatür.

27 Ocak 2012 Cuma

Hatun kişi, Aşk, Erkek, Mağara Adamı


Başta konu ve resim alakasını kuramayanlar için şunu belirtmeliyim ki hatun kişi aşık olduğunda aynen bu resimdeki bebeğinkine benzer bir ruh haline bürünür. Dünyayı dinlemez, elindeki makarnaymış vıcık vıcıkmış oo hiç umrunda olmaz sıkar yüzüne gözüne bulaştırır. Çok tatlı olur ısırılasıdır. Ama en çok korktuğum hatun kişi aşık olandır.

Öte yandan erkekler aşağıdaki resim gibi;

Bildiğin neather bilmemne adamı olur bunlar. Erkeğin aşık olanından aksine korkulmaz iyice mallaştığı için saflığına gülünür.

Aşk aslında yoktur belki bilemem bir ego tatmini olabilir. Bir insanın sizi çok el üstünde tutması sizinle çok ilgilenmesi hoşunuza gideceği için size aşık olunmasını istersiniz. Öte yandan kendinizin karşınızdakine aşık olması mazoşist bir duyguyu beraber getiriyor olabilir. İlişkiniz ayrılıkla sonuçlandığında kendinizi odalara kapatır içkiye vurur bir ay sonra unutup başka birine aynı duyguyu beslersiniz.

İnsanlar çok acayip şeylerdir bence. (bir de vapurlar) Uzaylı olsam uzaktan şöyle bir bakar ooo dünyanın a.zna ş.cmısınız hayvanlar deyip geri dönerdim. Hakikatten a.zına s.çtık afedersin. İlişki kuramıyoruzi konuşamıyoruz, istediğimiz gibi yaşayamıyoruz, bürokrasi, politika, ekonomi, hiyerarşi, kapital düzen, pokemon, fatmagülün suçu ne, bakugan derken dünya dönüyor ve kısa ömrümüzü bir mal gibi tamamlıyoruz.

Uyanmak lazım aslında. Ama uyku da çok güzel be... bıraksalar 4-5 yıl uyurum hiç acımam...

24 Ocak 2012 Salı

Her Sabah Uyanıp Her Akşam Uyumak


- Rutin bir şekilde yaşıyoruz hepimiz. Aslında hayatın içinde var bu kısırdöngü. Her sabah güneş doğuyor her akşam batıyor sonra gene doğup gene batıyor. Siz ise aradaki zamanı dolduruyorsunuz buna da hayat diyoruz.
-Vapur çok güzel bişi bence. Demesi de zevkli fonetik bir yapısı var kelimenin. (şu yaşıma geldim fonetik kelimesini cümle içinde 2. kullanışım falandır)
-Fox tv de bir dizi var derin sular diye hergün yeni bölümü yayınlanıyor. Her gün! o nasıl bir azim nasıl bir çalışma hayret ediyorum. O dizinin çekimine harcanan efor ile 5 tane uzay mekiği yapıp 4ünü sırf zevk olsun diye patlattıktan sonra kalan biriyle aya giderdik. İnanıyorum buna.
-Televizyon izlemediğimi farkettim. Bildiğin televizyon izlemiyorum. İzleyeceğim birşey varsa internetten indirip izliyorum. Öte yandan Türkiye yi de pek takip etmiyorum gazete okumuyorum. Pazarları sadece gazete okumayı seviyorum onu da gazete pazar günleri ekleriyle beraber bir ekmek kalınlığına geldiği için seviyorum zaten. Sonuçta savaş çıksa haberim olacağını zannetmiyorum. Gerçi işe gidip geliyorum o sebeple yolda tank görürsem kıllanır kaçarım. Dikkat edersen savaşmıyorum. Savaşma sövüş mottosuna sahibim.
-Martin mystere e sardım bu aralar. Netten bütün sayılarının taranmış halini indirip tablette okuyorum. Of bir zevk bir zevk görsen sanki adriana lima ile yemeğe çıkıyorum her akşam o derecede heyecanlanıyorum okurken. Çizgi romana karşı bir zaafım var, günün birinde bir hatun kişi yere ekmek kırıntısı misalı çizgi roman parçaları koya koya beni kendine doğru çekebilir tırsmaktayım.
-Her haftasonu ne yapsam ne yapsam diye düşünürken haftasonu geldiğinde mal gibi evde oturmayı seçiyorum. Dışarıda çıkasım geldiğinde minibüs otobüs taksi cip bip derken gün bitiyor. Cumartesi çalışmak yarım günde olsa kötü bir şey.
-Neden haftada 2 gün çalışıp 5 gün tatil yapmıyoruz. Yani en baştan bunu yapsaydık ekonomide buna göre gelişseydi fena olmazmıydı. Ama bakınca çalışanda insan çalıştıranda, patronda insan işçide. Kendi kendimizi s.kyrz afedersin.
-Çok küfür etmem aslında ama neydi o ergen lise dönemi of of her kelimenin sonunda ona koyim buna koyim derken gün bitiyordu. Bir karizma göstergesiydi nedense küfür etmek o dönem. Can yücel ne demiş kendisine çok küfür ediyorsunuz diyen öğrenciye" küfür aristokrasinin agzında bir leş kuyusu iken halkin ağzında açan çiçektir"
-aslında söz tam öyle değildi ama o kadarını hatırladım.
-hepinize çüz. Bu arada mail atan şu da olsun bu da olsun diyen, eleştiri yapan insanlara teşekkür ederim. İsterseniz bir gün hepinize bira ve patates ısmarlarım. O kadar çok okuyan var ki bir stad dolusu insana nasıl ısmarlarım bilmiyorum.
-Yok len 3-4 kişi okuyor onlarda yanlışlıkla giriyor hatta eli klavyeye çarpıyor yanlışlıkla uzaybosıossıos falan yazıyor gugıla gugılda sagolsun buraya yonlendiriyor. Eminim evet.

21 Ocak 2012 Cumartesi

Bulut, İnek, Koyun ve Nutella


-Çoğu insan bulutları koyuna benzetir ama ben nedense ineklere benzetiyorum. Halbüse alakası yok ama inekler daha bir bulutumsu geliyor. İçkiliyle biraz gözümü kırpınca bulutları halay çeken kedilere benzetmişliğim bile var benim. O yüzden pek güvenilir değilim bu konuda.
-Nutella her zaman daha tatlı gelmiştir sarelleden. Nedense sarellede acaip bir tat var. Ben sarellenin patronu olsam mesela osman sarella olsa ismim giderim şirkete bütün pr arge çaycı temizlikçi hepsini toplar brain storming yaparım. Koyarım hepsinin önüne nutella, olm derim bizim tadımız niye böyle değil? kakaodan mı çalıyoruz? Aynısını istiyorum hüleen diyerek kapıyı vurur çekerim. İşte o zaman sarellede nutellanın o muhteşem tadını yakalar.
-tabi kesinlikle

16 Ocak 2012 Pazartesi

Son


Nokta koyma ihtiyacı hissettim,
Üzerinden geçtiğim kelimelere
Yazdığım bir kitabın sonu olacak belki
Veyahut küçük bir leke,
Nereden geldiğini belki hiç hatırlayamayacağım.
Sonsuz olmak istedin sen bende
Bir nokta değil,
Bir virgül belki.
Yarım...
Bitmeyecek bir ömür,
Sıkılmaya müsait.
Bitmesin diye yenmeyen bir yemeğin çürümesi gibi,
Uzun...
Özne olmak istedim ben.
Uyurken hatırladığın, başını ağrıtan
Sonunu getirmek istemediğin bir masal
Özleyebildiğin bir insan, uzaklardan geçen bir gemi.
Patlamış mısır kasesinde,
O sonda kalan yanmış taneler gibi,
Tatlı ve acı.
İstenen ama bıktıran.
Sıkan ama sevilen.
Bir nokta koymak istedim bugün.
Benim konuşmalarıma,
Sana sapladığım kelimelere,
Senin içinde yaşayan bana,
Bende ki Sana,
Sadece sana.
Şimdi camın önünden geçen,
Ne cins olduğunu anlayamadığım kuşa.
Asla anlayamadığım davranışlarına,
Ellerine, yüzüne, dudaklarına.
Masumca yanımda uyurken,
Nefes alırken göğsünde yarattığın dalgalara.
Sabahları kalkarkalkmaz,
Körmüşcesine çarptığın sehpama.
Senin izini taşıyan o koltuğuma.
Sokaktaki o kör kediye,
Seni tırmalasa dahi verdiğin o ekmek adına.
Sana yazabildiğim o basit notalar birliğine,
Gitarıma, müzik hayatıma.
Senin yüzünden sevdiğim filmlere, aktörlere.
Senden sonra,
Senin etkindeyken,
Senin izini taşıyan,
Tüm sevdiğim Kadınlara.
Bir nokta koymak istiyorum ben.
Kendime belki,
Sadece seninle ilgili...

ek:2009 14 ağustos

6 Ocak 2012 Cuma

Çin e gittim gelicem...


Evimin kapısına asmak istiyorum aslında böyle bir yazıyı. "Çin e gittim gelicem".. bakkal yazısı gibi. Öylesine gideyim ama gelmeyeyim istiyorum öte yandan uzakdoğuya da ilgim var, çin, kore, japonya taiwan hepsi aynı benim için hatta ben küçükken bunları tek ülke zannederdim ulan derdim niye farklı farklı isim vermişler. Evet hafif salaklık vardı küçükken ama işte gene bir ilgim vardı ha birde lost in translation izledim bir kaç sene önce, tokyonun o kaotik yapısı çok hoşuma gitmişti.
Velhasıl bu çekip gitmeler he daim var bende ama gidecek bıdık yok. Korkak oldum belki hayata karşı yada daha temkinli. Eskisi gibi höbele höbele sağa sola gitmiyorum. Halbüse kaygısız gamsız olmak lazım a dostlar sallamayınız hiç birşeyi. unutma ki ne kadar sallarsan salla dona düşer son dam- aaa! nerden nereye geldim bea.. Kopek besleyin kopek mis hev hev tatlı hayvan. Hadi çüz.

3 Ocak 2012 Salı

Aslında sen de herkes gibisin


-...
+Hep susuyorsun! en güzel yaptığın şey!
-en güzel?
+kavga edilmiyor senle! tartışılmıyor! hep "haklısın canım" "tamam canım"
-Yep. Halbüse bir odunla kafana falan vursam böğürsem çok romantik bir adam olurum..
+saçmalama, biraz duyarlı ol tepki ver
-tartışılamayan bir adamdan duyarlı olunması isteniyor vuuu
+hep geyik hep geyik
-noeldeyiz canım kırismis
+bir haftalığına gidiyorum evden ne b.k yersen ye
-şarj aletini götürcen mı?
+bu mu yani? gidiyorum diyorum! nereye gidiyorsun niye gidiyorsun diye sorar insan
-şarj aletimi sen aldın ama en son?
+ denizlere gidiyorum bir hafta orda kalcam! sende mal gibi otur!
-denizde şarj aleti vardı götürmene gerek yok sanki
+şarj aletinin agz..na sc..m ben öküz herif ne diyorum be iki saattir
-durup dururken gidiyorum dedin kararı vermişsin bende sarj aletimi götürme dedim.
+...
-saat kaç?
+gitmiyorum lan! uyuzluğuna değil mi! o karıyı çağıracaksın gene tabi ondan senin susman!
-karı?
+özge diyorum özgeee
-özge kim be
+geçen emrenin evinde tanıştığımız hatun
-oo hoş hatundu da tanımıyorum ben onu
+tanısan getircen yani
-ne bileyim getiriyormuşum zaten sen oyle diyorsun da benim haberim yok
+ah sen ah ne uyanıksın
-getiriyormuyum cidden ya boyle belki getiriyorumdur hatırlamıyorumdur falan ne yaptığımı, aslında rus göcmenimdir ajanımdır
+uyuyorum ben
-şarj aletimi versene yeaa bıd bıd ötüyor iki saattir
+al be al!
-seviyorum seni
+eşşek

(aslında bir şarj aletiyle mutlu olan insanlar var bu dünyada)

2 Ocak 2012 Pazartesi

2012 yi beklerken 2011s Geldi


Gayet iphone geek odaklı bir espri yaparak yazı girizgahını ayarlamayı düşünüyorum ki hala ayarlayamadım neyse 2 gün önce 2012 ye girdik ama nedense eskisi gibi bana bir ferahlama vermiyor bu yeni seneye geçme hadisesi. Sanki 1986 dan 1979 a geçmiş gibi anlamsız bir ruh haliyle girdim yeni yıla. Zaten patronumuz olacak barzo yüzünden cumartesi 5bucukta cıktığım işyerinden üsküdara gitmem saat 8i buldu, ardından yüzlerce kutu bira ve çerez alarak patronum kadar barzo olmasa dahi kendine has bir öküzlüğe sahip kuzenime gittim. Monoton bir şekilde bira ve çerez ikilisini tüketme halindeyken günün yorgunluğuyla yarımda uykum gelmiş uyumuşum. Sonra bir kalktım ooo 2012ye girmişiz bile.
Laaann..! Ne ara girdik olm uyuyodum ben. Resmene mal gibi odun gibi 300kmde reno gibi girdim 2012ye. Kalkınca şöyle biraz zıpladım dedim ben direk 2013e hatta 2020ye gireyim mis uçan arabalar vıjı vuju efektli teknolojik hedeler falan. Yok hocam zıpladım zıpladım ama aynı mallıkla tekrar 2012nin içinde olduğumu farkettim.
"Yeni seneye çok iyi dileklerimle başlıyorum sebastian" mottosunu benimseyen arkadaşlara burdan mutluluklar dileyip 2012 sonuna kadar uyumak üzere inime çekiliyorum. Kendinize iyi bakın mutlu mutlu yaşayın

bu arada resimdeki ev kayserideymiş. Yuh lan bu kayseri nasıl yermiş ben hala kayısıda kaldım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...